Posts Tagged: gunun siiri

Text

sönmüş saçlarında son damla ışık,
bir düş’ün içinde gibi her akşam
-ve yüzleri duman kadar dağınık-
geçer bu sokaktan binlerce adam.

umut gözlerinde ölü bir bakış,
çığlık bir bükülüş dudaklarında;
bulamadıkları nedir ki, yaz kış
dolaşırlar şehrin sokaklarında?

sanki yalvaran bir duadır onlar,
belki tanrılara açık vesvese,
bir nehir. bu nehir her akşam akar
derinden ruhları çağıran sese.

~ahmet muhip dıranas

Text

Martılara bakıyordu ara vermeksizin.
Anlayamıyordu: Neden boşlukta
bir yükselip bir alçalarak

yeniden bozulacak bir denge 

aramakla geçiyordu vakitleri?

İşi gücü düşünmek ve düşündüklerine
inanıp yeniden düşünmek olan
bir arkadaşı, “belki de her an
kanatlarını sınamaları gerek”

demişti ya, gene de arıyordu

kendi sorduğu soruya yakışabilecek
bütün karşılıkları: İşi gücü düşünmek
ve düşüncelerine inanmadığı için
onları bir eldiven gibi ters çevirmekti.

Martılar da öyle yapıyorlardı zaten:

Bir yükselip bir alçalıyor, bozulacak
bir denge için altın nokta arıyorlardı.

Enis Batur

Text

defterin bir çok sayfasını koparmışlar,
örtünemez artık virgül bazı sayfalarla,
kış gelir, virgül üşür,
kış insanı üşütür,
üşenen hayvanlar da
girip toprağın altına
uyurlar,
toprağın sayfalarını koparmamışlar,

çocukların sayfaları her kış koparılır.
kar toplarıyla voleybol oynayan
ağaçlarla,
her çocuğun defterinde
bir çok sayfası olmayan
bir çok güzel virgül vardır,

virgül kıştan üşür,
çünkü kış gelince koparılır
artık kalmayan öğrenciliğin,
artık kalmayan tembelliğin sayfaları.

~ ülkü tamer

Fol

Text

Hangi kapıdan girsek
bir üçgen kuruyoruz seninle
ikimiz sığamıyoruz bu odaya,
bir fol düşlemek gerekiyor
kesintisiz ötekine. Uzaktaki
bir dost, yakındaki bir eşya,
içimdeki kangren yaklaştırıyor
kafandaki duvarı kafamdaki
duvara: Ne yapsak toplanıyor,
benden çıkartıyoruz bağrımızdaki
seni.

Le Rouge et le Noir: Aradaki romans
farkı bu. Üşenmesek yakmaya sobayı,
bir çay demleyebilsek uzun kıvrak
geceye, huysuz uykusuz sevinebilsek
ikimizde azalan kırbaçsı yalnızlığa…

Şimdi kar yağsa, üşüyorum desem,
eldivenim atkım olur musun? 

~ Enis Batur